Bu gece itibariyle 1. hafta sona erdi Dünya Kupası'nda. Almanya maçından sonra Arjantin de bugün bol gol izletti futbolseverlere. 2. maçlarla birlikte takımlar turnuvaya ısındıkça daha güzel futbol seyredebilmeye başladık nihayet. Bu gecenin bir diğer güzelliği de vuvuzela seslerinin nispeten az olmasıydı. Meksika taraftarı oranize olup yer yer sesini bile duyurdu.Dos Santos ligimizde oynadığından daha bir dikkatli seyrettim. Gerçekten de kaliteli oyuncu. Galatasaray'da inişli çıkışlı bir grafiği vardı. Demek Süperlig'e uyum sağlayamamış. Iyi oynadığı maçlarda kalitesini belli etmişti. Ancak şimdi Milli Takım'da meziyetleri daha açık gözlemleniyor. Hernandez de iyi futbolcu, zaten az önce öğrendiğim kadarıyla Kırmızı Şeytanlar'a transfer olmuş. Ferguson Dünya Kupası'ndan önce kapatmış adamını.
Meksika'nın bu galibiyeti muhtemelen basında "Fransa'nın mağlubiyeti" olarak yer alacak. Ben kesinlikle Meksika'nın galibiyeti oynadığı üstün futbolla hak ettiğini düşünüyorum. Haddini bilen ve sistemi çok iyi işleyen bir takım görüntüsündeydiler. Çok ilerler mi Meksika? Bence hayır. Takım oyununu iyi oynuyorlar ve sistemleri iyi işliyor. Fakat yetenekleri turnuvanın favorileri ile karşılaşırlarsa yetersiz kalabilir. Ne olursa olsun turnuvaya renk katacak bir takım.Son dakikalara doğru Fransız taraftarları gösterdiler tribünlerde. Yerel kıyafetleri, tüylü şapkalarıyla horozlar mutsuzdu. Hatırladım o taraftarları. Euro 2004'de Ingiltere'nin 1-0 önde olduğu maçta 89. da Zidane'ın müthiş freekick golü ve uzatma dakikalarında penaltısı ile 1-2 kazandıkları maçta sevinen taraftarlar. Aynı kıyafetler aynı yüzler, ama ifadeler farklı. O gece inanılmaz bir balla Ingiltere'yi yenmişler ve beni çok üzmüşlerdi. (Baya doluymuşum Fransa'ya bende. Inşallah bir mucize gerçekleşmez ve gruplardan çıkamazlar.)
Bir parantez de TRT spikerine açmak istiyorum. "Fransa 98'den sonra Dünya Kupalarında birdaha dikiş tutturamadılar, başarıya açlar" dedi durdu. 2006 Almanya Dünya Kupası'nda final oynayan takım Fransa değil miydi yahu? Nasıl bir başarıya açlıktır bu? Adamlar son Dünya Kupası finalisti. Sonra 2008 Avrupa kupasında etkisizlerdi. Birde 2002'de bir felaket yaşadılar. Ama son finaliste uzun süredir Dünya Kupalarında elle tutulur başarısı yok denir mi allahaşkına.
Sonuç olarak ilk haftayı geride bırakırken sürpriz beklediğim Meksika, Fildişi ve Slovakya'dan sadece Slovakya yanılttı beni. Onlar da Italya'nın olduğu gruptan 2. çıkacaklar diye tahmin ediyordum. Fildişi de diriydi ilk maçta ama bakalım devamı gelecek, 3 puanla tanışacaklar mı.
Yarın gece Ingiltere maçı var. Cezayir karşısında bol gol bekliyorum. Farklı skorun ötesinde "güzel futbol" göstermek zorunda Ingilizler. Zira 3 puan yeterli değil. Kendilerine güven aşılamak zorundalar oynadıkları futbolla takdir kazanıp. Bakalım, göreceğiz.
ok, peki kupanın favorisi(leri) kim?
YanıtlaSilşanlı şerefli ingilteremiz gönüllerin şampiyonu. ama brezilya almanya şanslı görünüyor.
YanıtlaSilthree lions on the shirt!
Panzerler ve Sambacılar her daim favorilerdir. Bu durum form yada şans faktörlerinden tamamen bağımsızdır ayrıca. Adamlar en ağır eşeştirileri aldıkları 2002'de karşılıklı Dünya Kupası finali oynadılar!
YanıtlaSilMutlaka bir 3. takım eklemek gerekirse kaybetmelerine rağmen Boğalar diyorum.