27 Haziran 2010 Pazar
25 Haziran 2010 Cuma
Three lions on the shirt
Pazar günü büyük maç var. Ezeli rekabet bu sefer erken çıktı karşımıza. İngiltere'nin şansı daha az görünse bile sonucu belirsiz bir maç bizi bekliyor. Şanlı şerefli İngiltere'yi destekleyen bir adam olarak maç gününe kadar yeni videolarla kaşınızda olucam.
K.A.
24 Haziran 2010 Perşembe
DANKE, MESUT ÖSIEG!
Dün maçı izlediğim arkadaşımla maç sonrası konuşuyorduk ki NtvSpor'da Sergen ve Rıdvan Dilmen, daha lafımız bitmeden paralel yorumlar yaptılar konuştuklarımıza. Almanya her daim başarılı olmuş bir takım. Bunun en büyük kanıtı da 20 yıldan fazla süredir Dünya Kupası grup maçlarında mağlubiyet görmemiş olmaları. Bu nasıl bir istatistiktir diye düşünüyor insan? Bu Dünya Kupası'nda maç kaybettiler, ama gruptan lider çıkıyorlar. Her ne kadar lider çıkmak Ingiltere ile karşılaşacak olmak demekse de bu karşılaşmada %51 Almanya %49 Ingiltere şanslı. Tabiki ortada ve her sonuca açık bir maç.
Gelelim tespitimize. Almanlar bu turnuvada farklılar. Almanlar yenilmez değiller bu defa. 20 yıllık istatistiğin bozulması da bunun kanıtı. Defansta rakiplerine pozisyon verebiliyorlar. Ancak eskiye oranla çok daha fazla hücum yapıyorlar. Löw genç bir kadro getirdi turnuvaya. "Panzerler" lakaplı Almanlar sağlam ve sert - direk sonuca yönelik - emniyetli bir futbol yerine keyif veren futbol oynuyorlar bu kez. 3 maçta 1-0 kazanıp gruptan çıkacaklarına böyle çıksınlar bizde futbol seyredelim. Dün tam olarak bu zihniyetlerinden dolayı çok keyifli bir maç seyrettik bol gol olmasa da.Ingiltere dengesiz, ve hatta "ne oynadıkları belli değil" modundalar. Ama bir gerçek var ki Almanya-Ingiltere maçı çok keyifli olacak.
Arjantin-Meksika maçı da güzel bir maç olur sanırım ama Meksika'yı çok beğenmeme rağmen Arjantin karşısında pek şans tanımıyorum. Bu akşam Italya grubundaki maçlar keyifli olacak. Italya yine kazanacak gibi. Hiçbirşey yapmadan gruplardan çıkmak "büyük takım" ların olmazsa olmazı galiba. (istisnalar kaideyi bozmaz.)
Bu akşam heycanlandıracak maç yok gibi. Yarın olsun Brezilya - Portekiz oynasın da izleyelim diyerek bekliyorum.
17 Haziran 2010 Perşembe
Ziyade olsun bize müsade...
Bu gece itibariyle 1. hafta sona erdi Dünya Kupası'nda. Almanya maçından sonra Arjantin de bugün bol gol izletti futbolseverlere. 2. maçlarla birlikte takımlar turnuvaya ısındıkça daha güzel futbol seyredebilmeye başladık nihayet. Bu gecenin bir diğer güzelliği de vuvuzela seslerinin nispeten az olmasıydı. Meksika taraftarı oranize olup yer yer sesini bile duyurdu.Dos Santos ligimizde oynadığından daha bir dikkatli seyrettim. Gerçekten de kaliteli oyuncu. Galatasaray'da inişli çıkışlı bir grafiği vardı. Demek Süperlig'e uyum sağlayamamış. Iyi oynadığı maçlarda kalitesini belli etmişti. Ancak şimdi Milli Takım'da meziyetleri daha açık gözlemleniyor. Hernandez de iyi futbolcu, zaten az önce öğrendiğim kadarıyla Kırmızı Şeytanlar'a transfer olmuş. Ferguson Dünya Kupası'ndan önce kapatmış adamını.
Meksika'nın bu galibiyeti muhtemelen basında "Fransa'nın mağlubiyeti" olarak yer alacak. Ben kesinlikle Meksika'nın galibiyeti oynadığı üstün futbolla hak ettiğini düşünüyorum. Haddini bilen ve sistemi çok iyi işleyen bir takım görüntüsündeydiler. Çok ilerler mi Meksika? Bence hayır. Takım oyununu iyi oynuyorlar ve sistemleri iyi işliyor. Fakat yetenekleri turnuvanın favorileri ile karşılaşırlarsa yetersiz kalabilir. Ne olursa olsun turnuvaya renk katacak bir takım.Son dakikalara doğru Fransız taraftarları gösterdiler tribünlerde. Yerel kıyafetleri, tüylü şapkalarıyla horozlar mutsuzdu. Hatırladım o taraftarları. Euro 2004'de Ingiltere'nin 1-0 önde olduğu maçta 89. da Zidane'ın müthiş freekick golü ve uzatma dakikalarında penaltısı ile 1-2 kazandıkları maçta sevinen taraftarlar. Aynı kıyafetler aynı yüzler, ama ifadeler farklı. O gece inanılmaz bir balla Ingiltere'yi yenmişler ve beni çok üzmüşlerdi. (Baya doluymuşum Fransa'ya bende. Inşallah bir mucize gerçekleşmez ve gruplardan çıkamazlar.)
Bir parantez de TRT spikerine açmak istiyorum. "Fransa 98'den sonra Dünya Kupalarında birdaha dikiş tutturamadılar, başarıya açlar" dedi durdu. 2006 Almanya Dünya Kupası'nda final oynayan takım Fransa değil miydi yahu? Nasıl bir başarıya açlıktır bu? Adamlar son Dünya Kupası finalisti. Sonra 2008 Avrupa kupasında etkisizlerdi. Birde 2002'de bir felaket yaşadılar. Ama son finaliste uzun süredir Dünya Kupalarında elle tutulur başarısı yok denir mi allahaşkına.
Sonuç olarak ilk haftayı geride bırakırken sürpriz beklediğim Meksika, Fildişi ve Slovakya'dan sadece Slovakya yanılttı beni. Onlar da Italya'nın olduğu gruptan 2. çıkacaklar diye tahmin ediyordum. Fildişi de diriydi ilk maçta ama bakalım devamı gelecek, 3 puanla tanışacaklar mı.
Yarın gece Ingiltere maçı var. Cezayir karşısında bol gol bekliyorum. Farklı skorun ötesinde "güzel futbol" göstermek zorunda Ingilizler. Zira 3 puan yeterli değil. Kendilerine güven aşılamak zorundalar oynadıkları futbolla takdir kazanıp. Bakalım, göreceğiz.
Futbol mu? Futbol Ne Arar la Bazarda!

İspanya Messi'siz Barselona gibi oynuyor maşallah, ilk yarıda emeyzing pas oranı ve topa sahip olma çok fantastik ama o topu kaleye sokamayana ekmek yok. Torres sakatlık nedeniyle çok güçsüzdü. Villa da Barça'dan vurunca parayı hafif salmış mı ne? İsviçre çok sevdiğim bir takım olmadı hiç bir zaman. Ancak kurt hoca ile bambaşka bir kimliğe bürünmüşler. Elbet gruptaki diğer takımlara bu kadar kapalı oynamayacaklardır ancak haddini bilen isviçre bu galibiyetle gruptan lider bile çıkabilir tabi herkesin yeni göz bebeği Şili'yi de geçerlerse.
Çok şeyler beklediğimiz bir başka maç Portekiz - Fildişi Sahilleri idi. Öncelik Drogba'nın evrim teorisini kanıtlayan iyileşme sürecini anlatmak lazım biraz. Drogba lafım sana evrimin bir ileri safhası olabilirsin ama bunu neden gözümüze sokuyorsun canım kardeşim benim. Biz halı sahada kendi kendimize ayak burkup 1 hafta topallarken nedir bu havan. 10 gün önce dirsek kıran adam ameliyat bandaj bir sistemler kurup maça çıktı. Ne kadar etkiliydi tartışılır ancak sahada olması bile Fildişi'ne ekstra motivasyon sağladı. Ankara Çinçin nüfusuna kayıtlı Ronaldo ise arada yoklasa bile daha turnuvaya ısınamamış o belli oldu. Direkten dönen topuda yazık oldu atsaydı bence açılırdı.

Brezilya hafif tempo başladı. Kuzey kore güzel direndi hakkını yememek lazım ama bir yere kadar. Zaten ilk gol gibi bir golü ancak Brazilyalılar atar çok şaşırtıcı değildi. 2. goldeki ara pasıda içimizdeki yağları eritti.
Futbol olmayınca yazmak pek içinden gelmiyor insanın. Zaten Slovakya Slovenya Yeni Zelanda gibi takımların olduğu dünya kupasından çok heyecan beklememek lazım gruplarda. Yine ne varsa D10S'da var : )
K.A.
baba üfle, çekme.
14 Haziran 2010 Pazartesi
Büyücü Almanlar
Arjantin ve Ingiltere büyük hayal kırıklığı oldu. Özellikle İngiltere'den çok daha iyi bir "futbol" - skor değil - bekliyordum şahsen. Şu ana kadar oynayan bütün takımlar ne yapmaları gerektiğini bilmez halde sahada koşuşturdurlar sadece. Sanki birileri onları tünelde yakalamış, üzerlerine forma giydirip sahaya itmişti. Dün gece Almanlar 1-0 da kazanmış olsalar aynı yorumları yapardım, çünkü hem diri göründüler hemde enerjilerini pozitif futbola çevirmeyi başardılar.

Genelde Panzerler'in ilk maçta rakibi olmak pek hoş değildir diğer takımlar açısından. Farklı kazanırlar, dün de aynı tarifeyi uyguladılar. Dünya Kupası'na rahat gelmiş olan Avusturalya'nın da büyütülmemesi gerektiğini gösterdiler herkese. Dünyanın öbür ucundan kalkıp gelen ve Almanların iki katından fazla olan Avustralya'lı taraftarlar için pek umut yok gibi. Cahill'in kırmızı kart görmesi Kewell'ı seyretmek isteyen Türk taraftarlara yaradı belki. Ama Avustralya'nın bu futbolla, hele de forvetsiz işi çok zor.
Dün gece Almanya genç kadrosuyla çok şeyler başarabileceğini gösterdi. Zaten her zaman disiplinli ve fiziksel üstünlüğe sahipti Almanya, şimdi bir de teknik eklenmiş işin içine. Bir o kadar da istekliler. Onların maçını izlemek büyük zevkti, böyle devam etmelerini umuyorum.
Gönülden desteklediğim Ingiltere beni çok üzdü. Yine skordan bağımsız konuşuyorum; ne yaptıklarını yada ne yapmak istediklerini anlayamadım ben. Capello'dan çok daha iyi bir futbol oynatmasını beklerdim. Elbette Rooney çıkacak, Gerrard uzaktan vuracak yada Terry kornerde kafasını uzatacak ve gruplardan çıkacaklar ama sonrası için daha yaratıcı ve daha kaliteli olmalılar.
Bugüne kadar izlediğimiz (Almanya maçı hariç) kötü futbolu ilk maçlar olmasına bağlamak istiyorum. Biliyorum ve umuyorum ki yarından sonra takımlar turnuvaya ısınmış olacak ve daha zevkli maçlar izletecekler biz futbolseverle. Şimdi Italya maçı başlıyor, umarım onlar bu gece sıkıcı futbollarını oynamaz. Pirlo da yok ama 4-3-1-2 ya da 4-3-2-1 oynayacaklar. Bu da gözümüzün pası silinebilir demek oluyor. Paraguay'da ilk 11'de olmayan Santa Cruz da 2. yarı girerse keyifli maç olur.
Africa Unite!
4 yılda bir evlerimizi şenlendiren Dünya kupası aktivitesi başladı. Malumunuz vuvuzela ızdırabı nedeniyle eski tadını henüz yakalayamasa da turnuva, dünyanın en fazla izlenen spor aktivitelerinden biri. Şahsen aklım İspanya, ruhum İngiltere ve kalbim Maradona'dan yana. Girizgah videosunu açıklamak için yeterlidir herhalde. Her ne kadar Messi Messi diye kendini paralayan Barça'cılara inat ben Messi'yi yanındaki adamların büyüttüğünü düşüsem de ufaklığın ne yapacağı hala belirsiz. Ama ilk maçta çok sıra dışı bir görüntü sergileyemedi.

Biricik sevdamız İngiltere'miz ise önceki turnuvaların aksine oldukça istekli görünüyor. Capello İngiltere'nin genel sorunu olan akıl tutulmasını yok edebilirse en azından bir yarı final beklemekteyim ben İngilizlerden. Diğer yandan büyük kaptan'ın siftahı yapması güzel oldu ancak manitacılık müessesesi nedeniyle kaptanlığı kaybeden Terry bu takımın asıl lideridir. Zaten kendisine manita hariç herşey emanet edilir gibi bir güven duygusu aşılıyor insana.

Amerika ise 100 yıldır futbolun adını öğrenemese bile en azından sahada asgari ne yapılır öğrenmişler. Ancak işin deli dana gibi koşma ve mücadale kısmından, yetenek ve yaratıcı futbol kısmına çok geçememişler. Sadece koşarak futbol oynansaydı Usain Bolt Santiago Barnabeu'da 80 bin kişi karşısında kendini bilmem kaç sene mor menekşelere bağlayan imzayı astronomik bir paraya atardı. Ama yine Amerikalı balı tuttu, Green'in tipik ingiliz kaleci hatasıyla 1 puanı aldılar.

Bu turnuvaya dair en büyük hayalim Kuzey Kore ile Amerika'nın karşı karşıya gelmesiydi. Ancak ölüm grubunda mahallenin tokat oğlanı gibi duran Kuzey Kore'nin 3 maçın sonucunda yediğin hanesi çift hanelere ulaşmadan eve dönerse şükretmesi lazım. Kuzey kore zamanında İran'ın yaptığı gibi Amerikayı tokatlayabilseydi pek bi hoş olacaktı. Bir daha ki turnuvaya kısmet artık.

Fransa domanek efendiden kurtulmak için bir turnuvayı daha feda ediyor. Fransızların dilinden "yine bana hüsran, yine bana hasret var" dizeleri dökülmeye devam edecek. Afrika takımları memleketlerinde düzenlenen turnuvadan elbette 2002'de Türkiye ve Güney kore'nin yaptığı gibi süprizle ayrılmak isteyecekler ancak bu kapasitede ve yetenekte takım yok görünüyor. Güney Afrika ve Gana turnuvaya renk katar ancak pek ilerleyemezler gibi geldi bana.

Almanlar panzer "sıtayla" devam ediyorlar. Maça başlamadan önce bu Almanlar iyidir gruplarda 7-8 gol atarlar sevindirirler bizler diyordum. Piyango Avusturalya'ya vurdu. Her ne kadar Daddy Cool ve Bird Hunter nedeniyle sempatimizi kazanmış olsalar bile Almanya karşısında çabuk dağıldılar. Bir de çizgiden çıkartılan topuna Mesut'un ettiği türkçe küfür hepimizi güldürdü. Adam Alman milli Takımında oynasa bile Türkiye'yi başarıyla temsil ediyor.

Son sözü Vuvuzela'ya bırakıyorum. Bu lanet alet yok siyahların bağımsızlık sembolüymüş yok Afrika kültürünün sembolüymüş. Her maçı "arı kovanından canlı yayın" ortamına sokan Afirka'lı kardeşlerime buradan seslenmek istiyorum. Gelin son verin şu vuvuzela muhabbetine. Yoksa İngilizler bir pub dolusu özel holigan timi hazırlayıp göndereceklermiş. Sonuçlarına katlanırsınız artık. İlk dünya kupası yazıma son verirken hepinize Bob Marley'den Africa Unite'ı armağan ediyorum.
K.A.
26 Ocak 2010 Salı
Galatasaray 1 Gaziantepspor 0

İki takım oyuncularına da teşekkür etmek gerek. Böyle bir havada kimse bu oyunu beklemiyordu. Daha ilk yarıda 10 kişi kaldı Gaziantep, ancak 90 dk genelinde Galatasaray karşısında kötü durumlara düşmedi. Hatta az da olsa tehlikeli pozisyonlar da buldu. Galatasaray ise ilk yarıdaki futbolundan farksızdı. Lucas Neill ve Caner dışında. Neill kaliteli kumaş olduğunu belli etti (zaten kime kendini ispatlaması gerekiyordu ki adamın?) Gerçek farkı Caner yarattı. Sol kanatta Hakan Balta ve Arda da mükemmele yakın oynayınca bu 3'lü Antep'in sağ kanadını darmadağın ettiler. Elano'nun oyundan erken alınmasını anlamlandıramadım. Rijkaard ne düşündü acaba en iyilerden Elano'yu 60'larda oyundan alırken? Hiçbirşey yapmayan Nonda sahada kaldı, oyuna alınan Jo'ya asist yapacak Elano çıktı.
Nonda artık sınırları zorluyor. Zaten kötüydü, gittikçe daha da kötü oluyor. Ancak şuan Galatasaray'da alternatifi yok. Jo geldi, fakat Avrupa Ligi'nde oynayamayacak olması sıkıntı. Nonda mutlaka iyi olmalı, oldurulmalı. Eğer Atletico karşısında tur geçilirse zaten Milan Baros dönmüş olacak, o zaman herşey değişir.
Kısacası Galatasaray devre arası hazırlık döneminden sonraki ilk lig maçında çok farklı bir görüntüde değildi. Ancak ne olursa olsun takıma önemli isimler katıldı. İlerleyen haftalar için umut var. Neill defansı toparlar Jo da Nonda üzerinde biraz olsun etkili olursa Ali Sami Yen'e bahar erken gelir.
D.E.
25 Ocak 2010 Pazartesi
Süper Lig'de haftanın röntgeni
Turkcell Süper Lig'de 6 maçın oynandığı 18. haftanın değerlendirmesi...
Hido Lakers'ı 1.2 saniye kala devirdi
İlk 3 çeyrekte liderliği elinde tutan ve kısa süreliğine son 7 dakikada Raptors'ın gerisine düşen Lakers'ı yıkan isim 1.2 saniye kala Hido oldu...
Dallas tarih yazdı!
NBA'de Dallas Mavericks, New York Knicks'i deplasmanda 128-78 yenerek, kulüp tarihinin en farklı galibiyetini aldı...
Karda yürüdü izini belli etti: 1-0
Galatasaray, 1 saat 10 kişi oynayan Gaziantepspor karşısında Nonda ile penaltı kaçırdı. 75'te Mustafa'nın golü 3 puanı getirirken, Neill ve Jo ilk kez oynadı...
Arsenal veda etti
FA Cup'ta Stoke City, Arsenal'i 3-1 yenerek 5. tura yükselirken milli futbolcumuz Tuncay Şanlı 85. dakikada oyuna girdi...
Leeds ikinci maça uzattı
İngiltere Federasyon Kupası'nda Leeds United, 90 artı 5. dakikada bulduğu golle tur şansını ikinci maça taşıdı...
Barca'dan sonra MANU!
İngiltere'nin dev kulübü Manchester United, Türk Hava Yolları ile 3 yıllık sponsorluk anlaşması imzalandığını duyurdu...
Beşiktaş-İstanbul BŞB maçı ertelendi
Kötü hava şartları nedeniyle Beşiktaş-İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçı federasyon tarafından ertelendi...
Rooney: 4 - Hull City: 0
Manchester United, İngiliz oyuncusu Rooney'nin yıldızlaştığı maçı farklı kazandı...
Kazandı ama kaybetti de!
Fenerbahçe, ikinci yarının açılış maçında sahasında Denizlispor'u mağlup etmesine rağmen Lugano, Emre, Andre Santos ve Cristian gördükleri sarı kart ile önümüzdeki hafta oynanacak Sivaspor maçında cezalı duruma düştü...
Paranormal aktivite: 3-1
Fenerbahçe, ligin dibindeki Denizlispor karşısında tam bir korku filmi yaşadı. 77'de Santos ile öne geçen Fenerbahçe, 82'de Youla'nın golüyle şoka girdi. Özer 86'da galibiyeti getirdi, Güiza 90'da liderliği sağlamlaştırdı...
22 Ocak 2010 Cuma
Linderoth gönderildi!
Lig Kadıköy'de başlıyor!
Kewell şoku!
Jo ilk idmanına çıktı
Teknik direktör Frank Rijkaard yönetiminde, basına kapalı gerçekleştirilen ant...
MANU'ya Ferdinand müjdesi!
Teknik direktör Alex Ferguson, son ke...
Galatasaray transfere doymuyor
Ara transferde iki önemli oyuncuyu kadrosuna katan Galatasaray'da, hareketli saatler yaşanmaya devam ediyor. Linderoth ve Nonda'nın sözleşmesini fesh etmeye çabalayan sarı-kırmızılı yönetim, Giovanni Dos Santos ve Ali Turan için girişimlerini sürdürüyor...
Jo: Dünya çapında bir kulübe geldim
Galatasaray'ın yeni transferi Jo, "Sadece Türkiye değil, dünya çapında bir kulübe geldiğimin farkındayım'' dedi...
Atletico Madrid maçında değişiklik
Neill: Sabırsızlanıyorum
14 Ocak 2010 Perşembe
Yayın ihalesinde karar günü
Lucas Neill kimdir?
Galatasaray'ın yeni transferi Lucas Neill, Avustralya Milli Takımı'nın tecrübeli isimleri arasında yer alıyor...
Lucas Neill Galatasaray'da
Galatasaray'ın uzun süredir kadrosuna katmak için uğraş verdiği Everton'un defans oyuncusu Lucas Neill ile 1.5 yıllık sözleşme imzaladı...
Taraftarın Anfield aşkı!
Liverpool taraftarı, takımın mevcut stattan ayrılma kararına sert tepki gösterdi. Taraftar grubu yaptığı açıklamada Anfield Road'ın yıkılmasının kulübün kendi kendini imha etmesi anlamına geleceğini bildirdi...
13 Ocak 2010 Çarşamba
Baros ve Sabri döndü
Taraftar forvet istiyor
Fenerbahçe...
EURO 2016 adaylığında son durum!
Ankara Rixos Oteli'nde bugün yapılan toplantıyla aday şehirlerimizin Vali ve Büy...
Vural: Ölene kadar milli takıma talibim
Mali sıkıntı transferi engelliyor
12 Ocak 2010 Salı
Van Heerden joins Sivasspor
South African midfielder Elrio van Heerden has left Blackburn and joined Turkish side Sivasspor.
7 Ocak 2010 Perşembe
Tuncay'a tam not
Premier Lig takımlarından Stoke City'de forma giyen Tuncay Şanlı, teknik direktör Tony Pulis'ten tam not aldı...
"Babel için G.Saray devrede"
6 Ocak 2010 Çarşamba
Yayın ihalesinde geri sayım!
Süper Lig ve 1. lig müsabakalarının yayın haklarının devrine ilişkin kapalı zarf...
Costa'da sona doğru
Ara transfer döneminde takviye yapmak için çalışan Galatasaray, teknik direktör Frank Rijkaard'ın isteği doğrultusunda Wolfsbourg'un Portekizli defans oyuncusu Ricardo Costa ile büyük ölçüde anlaştı...
Perdeyi Tuncay açtı
Premier Lig'de erteleme maçında Fulham ile karşılaşan Stoke City, kendi sahasında galibiyete ulaşan taraf oldu...
Barcelona kayıplarda
Geçen hafta La Liga'da Villarreal ile 1-1 berabere kalan Barcelona, Kral Kupası'nda Sevilla'ya Nou Camp'da yenildi...
5 Ocak 2010 Salı
Inter sign Pandev
via World Soccer News on 1/4/10
Açılışa Barça geliyor!
Sarı-Kırmızılı kulüpten sadece Galatasaray camiasını değil...
Rijkaard Nistelrooy'u aradı mı?
Misimovic iddiası!
via sporx.com Futbol RSS on 1/4/10
Bosna-Hersek'de yayın yapan RTM Online adlı internet sitesinde yer alan hab..
3 müthiş iddia!
Hürriyet Gazetesi'nin 5 Ocak 2010 tarihli bugünkü sayısındaki habere göre; Zaten gitme...
"Artık uçuşa geçme zamanı"
Artık Şampiyonlar Ligi...
Çalık Gençlerbirliği yolunda
Gençlerbirliği, Galatasaraylı futbolcu Serkan Çalık'ın transferi konusunda sarı-kırmızılı kulüple anlaştı. Kırmızı-siyahlılar, futbolcuyla ücret konusunda pazarlık yapıyor.
Ankaragücü'nde Geremi bilmecesi
via NTVMSNBC.com: NTV Spor on 1/4/10
Ankaragücü'nde Genel Kurul'a getirilerek anlaşma sağlandığı açıklanan Geremi ile ilgili Newcastle'dan şok eden bir açıklama geldi. Siyah-beyazlılar, Kamreunlu oyuncunun hiç bir kulübe satılmadığını açıkladı...
Trabzon'dan gollü prova: 3-0
via NTVMSNBC.com: NTV Spor on 1/4/10
Trabzonspor, Antalya'da oynadığı ilk hazırlık maçında Karşıyaka'yı 3-0 mağlup etti.
4 Ocak 2010 Pazartesi
İddaa'ya en büyük katkı derbiden
via sporx.com Futbol RSS on 1/3/10
Türk sporunun ekonomik anlamda lokomotifi olan ve...
Gökdeniz'den 'Yılın Golü'
2 Ocak 2010 Cumartesi
1 Ocak 2010 Cuma
10 yılda dünya futbolu
Milenyumun ardından 10 yılı daha geride bıraktık. Bu 10 yıllık dilimde futbol dünyasında neler oldu? İşte geride kalan 10 yılda yeşil sahalarda öne çıkanlar...
2012'ye kadar Inter'de
Geçen hafta medyaya verdiği bir röportajda "Tekrar İngiltere'de çalışmak isterim" diyen Inter Teknik Direktörü Jose Mourinho'nun bu sözleri spekülasyonları da beraberinde getirmişti. Sözlerine açıklık getiren Portekizli teknik adam, sözleşmesinin sona erdiği 2012 yılına kadar Inter'de çalışmaya devam edeceğini kaydetti...
Wenger de şaşırdı bu işe
Premier Lig takımlarından Arsenal'de forvet bölgesinde peş peşe yaşanan sakaklıklar sıkıntı yaratmıştı. Ancak takımın Aralık ayında toplam 15 gol atması, menajer Arsene Wenger'in transfer planlarını değiştirecek gibi görünüyor...
Potada derbi heyecanı
Tamas signs West Brom loan deal
West Brom sign Romania centre-half Gabriel Tamas on loan from Auxerre with a view to a permanent move.