Takım çok istekli ve arzulu basladı maça. İlk dakikadan itibaren topluca rakip kaleye yerleştiler ve gol atmak için yoğun çaba sarf ettiler. Bu tempolu baslangıcın ardından gol de gecikmedi. İlk yarının son dakikasinda Petkovic'in hatası da Galatasaray'in Kewell ile ikinci golü bulmasını sağladı ve rolantide oynanan ikinci yarının ardından 3 puan sari-kırmızılıların oldu.
Rijkaard iki defansif orta sahaya ek olarak Barıs'ı da sahaya sürdü ve 4-5-1 taktigini denedi. Elde kalan tek forvet oyuncusuna kalabalik orta saha eslik etti ataklarda. Özellikle Mustafa Sarp sezon basinda bol övgü aldıgı günlere dönüs sinyali veriyor. Çok kostu, rakibi bozdu. Tek eksisi Mehmet Topal gibi her topu aldigida kendi kalesine yüzünü dönüp sonra kafasini kaldirip pas verecek arkadasini aramasi. Galatasaray orta sahasi top kaptiginda nedendir bilinmez oyuncu kendi etrafinda 360 derece döndükten sonra kendi kalesine yüzünü dönüyor ve uygun olan bir arkadasina topu veriyor. Adam eksiltmeyi yada hücum pas yapmayi deneyen yok. Belki uzun süre sonra ikinci maçina çikan Linderoth bu konuda sarı-kırmızılılara ilaç olabilir.

Rijkaard'in oyun sistemi topu tutma ve bol pas yapma üzerine kurulu. Fakat Galatasaray oyuncularina bu sistemi daha ayrintili anlatmak gerekiyor. Topu tutmak için sürekli geriye dönüyor pas sayisini çogaltmak için ise anlamsiz yan paslar hatta geri paslar deniyorlar. Sahadaki 11 adamin öncelikli hedefi topu rakip alana tasimak ve sonrasinda da gol atmak. Topu ayaklarinda tutmak da bol pas yapmak da bu amaca giden yolda yapilmasi gereken ve fayda saglayacak eylemler. Ama futbolcular amaci topu tutmak ve herhangi bir sekilde pas yapmak olarak benimsemis gibiler.
Bir problem ise forvet alternatifsizligi. Galatasarayda bariz bir sekilde forvet sikintisi var. Nonda alternatifi olmadigi için oynuyor. Takimin en çok gol atan oyuncusu olmasina ragmen yeterli degil. Afrikali oyuncular genellikle fiziksel özellikleri ile ön plana çikarlar. Fakat Nonda için bu durum pek söz konusu degil. Kosamayan Afrika kökenli bir oyuncu. Kaliteli bir kumas, bu tartisilmaz, çok iyi bir orta sahayla oynadığı için gol atiyor ancak onun yerine daha özellikli bir forvet alınırsa Galatasaray maçlari daha erken koparir. Nonda kosamiyor. Bu sebepten Galatasaray hizli hücum yapamiyor. Rakibi gafil avlayip kontra atakla gol bulma imkani yok. Nonda bu tip pozisyonlarda durup bekliyor yada topu ileri sürecegine geri oynuyor. Çünkü biliyor gidemeyecegini. Pas vermeden 10 metre top sürmeye kalkarsa rakip defans yetisip topu ayagından alıyor. Adam eksiltme özelligi de yok. Sadece dogru noktada olursa bitirici vurusları yapiyor ama bu konuda da çok iyi diyemeyiz. Sonuç olarak kaliteli bir forvet sart.
Sivas karsisinda defansa pek is düsmedi, nadir ataklarda da basarililardi. Ancak gerçek su ki defansın limitlerini zorlayacak yıpratacak bir Sivas hücumu da maç boyunca hiç yasanmadi.
Galatasaray iyi yolda olmasina ragmen Rijkaard'in söylemiyle "A plani" gelistirilmeli. Takimin ileri oynamayi, dikine paslar vermeyi ögrenmesi, bu özgüvene oyuncularin sahip olmasi gerek. Süperlig maçlarında mutlaka gol bulunur ama Avrupa'da dikine oynamadan bir yerlere gelmek zor.
*Kaptan Arda her geçen gün daha etkisizlesiyor. Bosna Hersek milli maçindan beri kötü. Anlamsiz bir negatif hava var üzerinde. Sivas maçinda da sanki takim Sampiyonluktan hatta ilk 4ten kopmus artik kazansa da basariya ulasamayacak taraftarini tatmin edemeyecekmis gibi üzgündü kaptan. Ne yapsa olmayacakmış gibi üzgün bir ifadesi vardi. Mental düşüklüğün yanı sıra futbolu da düşüşte. Bu konuda acilen birseyler yapılmalı. Arda toparlarsa Galatasaray onunla birlikte şaha kalkar.
Harika bir yazı. Çok doğru tespitler. Bayıldım.
YanıtlaSil