Ülkece Avrupa Kupalarında her seviyede kötüye doğru gitmeye devam ediyoruz. Aslında futbol olarak genelde bir kötüye gidiş var. Bu sebepledir ki, futbol harici her şey gündemimizi, futbol severlerin gündemini değiştiriyor. Futbol severler olarak, hakem, yan hakem, edepsiz taraftar, pislik futbolcuyu ve tabi başkanları tartışmaya alıştık. Erman Hoca’yı kendi takımlarından bile çok sevip destekleyenler mevcut. Ancak beni en çok üzen konu, Avrupa kupalarında gitgide artan başarısızlık… Mesela,Fenerbahçe ve Galatasaray bu paralelde en iddialı takımlarımız. Her ikisine de bu akşam oynayacakları maçlarda başarılar diliyoruz. Ancak, bir yandan da biliyoruz ki, bu takımlarımızın yeri UEFA değil.
Dün gece Şampiyonlar Ligi özetlerini izleyenler bana hak verecektir. Tempolu, seyir keyfi yüksek, kaliteli statlarda, seyircili (!) maçlar…
Bir taraftan takımlarımıza başarı dilerken, bir taraftan da bu düşüncelerle üzülüyorum. Türkiye’de bir futbol sever olarak, izlediğim şeylerden zaman zaman utanıyorum. Eminim ki, nispeten hepimize kolay görünen takımların dahi bizim en iyi takımlarımıza kök söktürmesini izlemek sizlerinde hoşuna gitmiyor.
Doğrusunu söylemem gerekirse, ilk gençlik dönemlerimde iyi futbol oynayan ve maalesef yenilen takımlarımızı izlemekten daha büyük gurur duyduğumu ve çok daha fazla keyf aldığımı hatırlıyorum. Çünkü o maçlarda şanssızlıklarla yeniliyordu takımlar. Ancak, dişe diş mücadele ediyorlardı. Ve kazandıklarında da sevinci büyük oluyordu…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder