Bir Puan
Galatasaray dün gece çok kötü futbol oynadı. Öyle kötüydü ki taraftarını futboldan soğuttu cimbom. Maç kaybedildiğinde genellikle bir süre üzülür taraftar, doğaldır. Ancak sonra bu üzgünlük hali geçer çünkü 34 haftalık maratonda bir hafta puan kaybettik der geçerler. Dün gece izlenilen -futbolcuların izlettirdiği- ''şey'' kesinlikle hiçbir anlam ifade etmiyordu. Böyle olunca ne tad verdi ne umut...
Dinamo Bükreş maçında Keita oynamadığında nedenini merak ettim. Ligde cezalı zaten oynayamıyor, UEFA'da oynarsa kopmayacak, hem form düşüklüğü yaşamayacak hem de hafta sonu ligde oynamış ve oyanayacak futbolcuları dinlendirme imkanı doğacak oynarsa. Dinamo zayıf rakipti kazandı Galatasaray. Sonrasında ligde de puan kaybı yaşamadı. Ancak bu tercihin üzerine epey zaman düşünmüştüm. Şimdi dün akşam 11'leri görünce yine benzer bir şaşkınlık yaşadım.
Cezası biten Keita neden kadroda yok? Sağ kanatta bu kadar etkili olabilen ve alternatifi olmayan bir oyuncu neden iç sahada rakibin üzerine çullanmanız gereken bir maçta sahada değil de yedek kulübesinde. Sabri ona alternatif değildir. Ancak birlikte oynarsa o zaman uyum yakalıyor ve etkili oluyorlar. Fakat Keita nasıl Sabri'nin mevkiinde alternatif olarak oynayamazsa Sabri de Keita'nın yerine sahaya sürülemez. Bunlar farklı tarzları olan birbirlerini tamamlayan oyuncular. Bu tercih Rijkaard'ın gördüğüm hatalarından.

Elano Blumer
Elano durumu ise tamamen karmaşık bir yapı aldı. Herkes Cimbom'da neden Brezilya'daki gibi oynayamadığını konuşuyor. Bakın, Elano Blumer dün gece sağ kanatta Keita'nın bölgesinde oynatıldı. Bu adam süratli biri mi? Adam eksilten biri mi? Git-gel yapan biri mi? Elano Brezilya'da orta sahanın ortasında oynuyor. Galatasaray'da bu pozisyonda oynamadı Elano. Belki birkaç maç. Ve o maçlarda da assist yaptı, atak başlattı. Milli Takım'da Elano ileride oynamıyor. Önünde Kaka ve onun da önünde Fabiano var. Onlara ara pası atıyor. Fakat en iyi yaptığı şey uzun paslar. Müthiş bir isabet oranı var. Dün gece de ilk yarı çok güzel uzun toplar attı. Fakat bu daha çok oyunun yönünü değiştiren paslardı. Çünkü kanattaydı Brezilyalı. Kewell'a attığı bir hücum pas var ki o da seyrine doyum olmaz bir andı. Uzun paslar atan (marifeti bu olan) bir adamı sahanın en ilerisinde oynatırsanız kime uzun pas atabilir?
Taraftar
Ali Sami Yen bu sene doluyor. Fanatik geçen hafta yapmış olduğu bir araştırmayı paylaştı okurlarıyla. Bu yıl 26.500 kapasiteli ASY stadı %90 üzeri doluluk ortalaması ile oynuyor. Yapılan transferler, en önemlisi onların başına getirilen hoca ve güzel futbol tribünleri doldurttu. Dün yine tribünler tamamen doluydu. Fakat lider olacağız diye oraya gidenlere istediğini vermeyip birde üzerine ellerindeki gelecek umutlarını alacak kadar kötü top oynarsa Galatasaray %90 ları mumla arar. Maç kaybedilir ama tüm takımın aynı anda bu kadar kötü isteksiz oynamaya hakkı yok.
D.E.
http://www.galatasaray.org/futbol/superlig/haber/5400.php
YanıtlaSil